| Tell him I'll come back. |
Ona geri geleceğimi söyle. |
 |
| Tell her I'll come back. |
Ona geri geleceğimi söyle. |
 |
| We're going back. |
Geri gidiyoruz. |
 |
| What's back there? |
Oradaki nedir? |
 |
| I have to pay her back. |
Ona geri ödemek zorundayım. |
 |
| Tom will be back for you. |
Tom senin için geri gelecek. |
 |
| I have to be back by 2:30. |
2.30'a kadar dönmek zorundayım. |
 |
| I've got to go back. |
Geri gitmeliyim. |
 |
| Tom will never go back there. |
Tom asla oraya geri gitmeyecek. |
 |
| I have to pay Tom back. |
Tom'a geri ödemeliyim. |
 |
| Tom came back at 2:30. |
Tom 2.30'da geri geldi. |
 |
| I can't just sit back and do nothing. |
Ben sadece arkama yaslanıp bir şey yapmadan duramam. |
 |
| Tom is on his way back. |
Tom geri dönüyor. |
 |
| You need to go back. |
Geri gitmelisin. |
 |
| Tom pat his son on the back. |
Tom oğlunun sırtını okşadı. |
 |
| Let's get back together. |
Birlikte geri dönelim. |
 |
| It looks like Tom has come back. |
Tom geri gelmiş gibi görünüyor. |
 |
| We really need Tom back. |
Gerçekten Tom'a geri ihtiyacımız var. |
 |
| We must go back. |
Geri gitmeliyiz. |
 |
| We'll be back as soon as possible. |
Mümkün olduğu kadar kısa sürede döneceğiz. |
 |