| I won't let anyone hurt her. |
Herhangi birinin ona zarar vermesine izin vermeyeceğim. |
 |
| I really truly don't want to hurt Tom. |
Gerçekten Tom'u incitmek istemem. |
 |
| Don't let anyone hurt Tom. |
Hiç kimsenin Tom'u incitmesine izin vermeyin. |
 |
| I don't want you to hurt yourself again. |
Kendini tekrar incitmeni istemiyorum. |
 |
| I don't believe you really want to hurt Tom. |
Tom'u gerçekten incitmek istediğine inanmıyorum. |
 |
| I don't want you getting hurt because of me. |
Benim yüzümden incinmeni istemiyorum. |
 |
| You hurt us. |
Bizi incitiyorsun. |
 |
| I won't let anyone hurt him. |
Herhangi birinin onu incitmesine zarar vermeyeceğim. |
 |
| I don't ever want to hurt you, Tom. |
Seni asla incitmek istemiyorum, Tom. |
 |
| Are you going to hurt me? |
Sen bana zarar verecek misin? |
 |
| I don't want you to hurt Tom. |
Tom'u incitmeni istemiyorum. |
 |
| Are you going to hurt him? |
Sen ona zarar verecek misin? |
 |
| Tell Tom I'm sorry I hurt him. |
Tom'a onu incittiğim için üzgün olduğumu söyle. |
 |
| They hurt him. |
Onlar ona zarar verdi. |
 |
| Maybe I hurt her. |
Belki onu incittim. |
 |
| Anybody hurt? |
Yaralanan var mı? |
 |
| Are you going to hurt them? |
Sen onlara zarar verecek misin? |
 |
| No one will get hurt. |
Hiç kimse incinmeyecek. |
 |
| No one got hurt. |
Kimse yaralanmadı. |
 |
| We hurt them. |
Biz onlara zarar verdik. |
 |