| Lift it up. |
Onu yukarı kaldır. |
 |
| Tom tried to lift the box. |
Tom kutuyu kaldırmaya çalıştı. |
 |
| Can you give me a lift? |
Beni arabayla bırakabilir misin? |
 |
| I can't even lift this small box. |
Ben bile bu küçük kutuyu kaldıramam. |
 |
| Would you like us to give you a lift? |
Seni arabayla bırakmamızı ister misin? |
 |
| Hey Tom, can you give me a lift? |
Hey Tom, beni arabanla bırakır mısın? |
 |
| I can't lift as much weight as I used to. |
Ben eskisi kadar çok ağır kaldıramam. |
 |
| Can you give us a lift to the station? |
Bizi istasyona bırakabilir misin? |
 |
| The basket is so heavy, but i can lift it. |
Sepet çok ağır, ama kaldırabilirim. |
 |
| Would you give me a lift home? |
Beni arabanla eve bırakır mısın? |
 |
| Tom gave us a lift in his truck. |
Tom bizi kamyonuyla görürdü. |
 |
| Tom can lift heavy weights. |
Tom ağır halterleri kaldırabilir. |
 |
| Tom didn't lift a finger to help. |
Tom yardım etmek için bir parmağını kaldırmadı. |
 |
| The whole city was getting a face-lift. |
Bütün şehir estetik yüz ameliyatı yaptırıyordu. |
 |
| Can you give me a lift to the train station? |
Beni tren istasyonuna götürür müsün? |
 |
| Tom gave Mary a lift to work. |
Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı. |
 |
| Tom gave Mary a lift back to her place. |
Tom Mary'yi yerine tekrar arabayla götürdü. |
 |